Home / Destek Eğitimleri / Etkileyici Konuşmalar Yapmanın İncelikleri….

Etkileyici Konuşmalar Yapmanın İncelikleri….

Konuşmak sağlıklı her bireyin yapabileceği bir şeydir; ancak topluluk önünde konuşmak ustalık gerektirir çünkü hitabet bir sanattır,sosyal fobiler,özgüven eksikliği,bilgi eksikliği,cesaretsizlik ve ego iyi konuşma yapabilmenizi engelleyen çeşitli faktörlerden bazıları,bunları aşabilmek çok kolay olmasa da Hitabet Sanatı öğrenilebilir ve geliştirilebilir bir beceridir ve bunun için bazı önemli noktalara dikkat etmek ,etkileyici konuşmalar yapabilmenin zevkini size yaşatacaktır.

Topluluk önünde güzel konuşabilmek , dinleyicileri etkiniz altına almak ve söylediklerinize inandırmak  “Hitabet Sanatı” olarak tanımlanırken şimdilerde “Güzel Konuşma Sanatı” yada “Etkili Konuşma Sanatı” olarak adlandırılmaktadır. Her üç adlandırmada da sanat kelimesinin kullanılması dikkat çekicidir. Evet, hitabet bir sanattır ve bu sanatı en iyi bu sanatın sanatçıları icra ederler. Daha açık bir şekilde ifade etmek gerekirse hitabet ile ilgilenen, buna mesai harcayan etkili hitabetin püf noktalarını bulmaya çalışan ve sürekli olarak topluluk önünde konuşan insanlar bu sanatın sanatçılarıdırlar.

Her sanat dalında olduğu gibi bu sanatı icra etmenin de bir çok önemli argümanı vardır , yetenek,empati becerisi,iyi bir eğitim,dinlemeyi bilmek,soru sorma becerisi,karizmatik bir duruş,bakmayı bilmek,zekanızı geliştirmek,diksiyon ve ses tonu gibi bir çok argüman bu sanat dalının starlarını ortaya çıkarır. Peki, etkili hitabet nasıl gerçekleştirilir?

Bütün, akıcı, etkileyici ve başarılı konuşmaların kahramanları “dinleyicisini ön planda tutan; düşünerek, hazırlık yapmış” donanımlı konuşmacılardır.

Etkili ve başarılı bir konuşma içeriğin iyi hazırlanmış olması ile ölçülemez. İçeriğin yanı sıra onu aktarmakta çok önemlidir. İçerik ve aktarma yöntemleri birbiriyle örtüşmeli; içerik profesyonelce hazırlanmalı aktarım da profesyonelce olmalıdır.

Konuşmacının konuşma yeteneği, kariyerini önemli oranda etkileme gücüne sahiptir. Başarılı olmak için konuşma yeteneğini geliştirmek hitabet sanatçısı olmaya çalışmak gerekir. Hiç kimse konuşması düzgün ve etkili olmayan bir insanla iletişim haline geçmek istemez. Dinleyici kitlenin ilgisini üst düzeyde tutmak, onları oturdukları yere sıkıca yapıştırabilmek zordur. Bunun gerçekleşebilmesi için bazı teknikler, araçlar ve beceriler gerekir. Etkili bir konuşmacı, dinleyici ile arasında içten samimi ve enerjik bir bağ oluşturur. Dinleyicinin, dinleme ve öğrenme arzusunu arttırır. bu durum ortamın keyif verici olmasını sağlar. Aksi taktirde keyif alınmayan ortamda amacın gerçekleşmesi imkansızdır.

Konuşmacının yaptığı her hareket, dinleyen kişinin ya da grubun dinamiğini etkiler. Bu etkiyi pozitif anlamda sağlayabilmek için konuşmacının konuşmadan önce, konuşma sırasında ve toplantının genelinde keşfetmesi gereken bazı sırlar vardır. Bunları önceden keşfeden ve hazırlığını buna göre yapan konuşmacı, başarısını da önceden hazırlamış demektir.

İngilizlerin söylediği gibi; bir sunuşa önceden hazırlanmamak demek, başarısızlık için hazırlık yapmak demektir. Hazırlık yapmak, hem anlatılacak olan konunun içeriği açısından önemlidir hem de aktarış şekli açısından. Hazırlık yapılmadan bir konuşmadan başarı beklenemez.

Etkili bir sunuş yapmak isteyen konuşmacı dinleyicisinin gözüne,kulağına ve gönlüne hitap etmek zorundadır.Aksi takdirde söyledikleri akılda kalmaz! Bu nedenle bir sunuşta özen gösterilmesi gereken 4 temel öğe şöyle sıralanabilir;

 

• Konuşmayı yapan SİZ

• Verilecek olan MESAJ

• Ortam KANAL

• Ortamda bulunan DİNLEYİCİ

Şimdi, bunları da göz önünde bulundurarak, bir konuşmacının izlemesinde yarar olan ayrıntıların ortaya konulması gerekiyor. Bu ayrıntılar arttırılabilir ama şunlar mutlaka göz önünde bulundurulması gerekenlerdir.

Dinleyiciyi Tanımak ve O’na göre Hazırlanmak.

Dinleyici bir sunuşun etkisini belirleyen en önemli belirleyicidir. Bu nedenle bir konuşmacı dinleyicisinin farkında olarak bu doğrultuda hazırlanmalıdır.

Dinleyicinin kim olduğu, (eğer kitleye hitap edecekse kitlenin kimlerden oluştuğu)  beklentileri, konuyla alakalı hazır bulunuşluğu, bilgi düzeyi, eğitim düzeyi ve konumu önemlidir. Bunları bilmek dinleyicilerin beklentileri doğrultusunda hazırlanmayı sağlar. Konuşmayı dinleyenler  kim olursa olsunlar “kendilerine göre bir şey” bulmadıkları takdirde konuşmacıyla da O’nun anlattıklarıyla da ilgilenmezler.

Dinleyicinin KİM olduğunu bilmenin yanı sıra, anlatılacak olan konunun da dinleyicilere göre belirlenmesi gerekir. Konuşmacı aşağıdaki unsurları göz önüne bulundurmalıdır.

• Dinleyiciye ne vermeliyim?                  • Neden Vermeliyim?

• Dinleyicinin neleri bilmesi gerekir?       • Nasıl aktarmalıyım?

• Anahtar cümlelerim neler olmalı?         • Süreci nasıl ayarlamalıyım?

 

Enerji Kullanımı (Duygu-Ses-Vücut birlikteliği)

Konuşma esnasında hiçbir şey asık suratlı bir konuşmacıdan daha tehlikeli olamaz.Bir konuşmacının göz-kulak-yürek üçlüsünü doyurabilmesi için enerjisini kendisini dinleyenlere geçirebilmesi gerekir. İspanyollar şöyle der; “gülümseyen bir yüz, bir kalbin kapısını herhangi bir anahtarın bir kapıyı açmasından daha çabuk açar”.Bunu gösterebilmenin yolu güler yüzlü olmak ve gerginliği üzerinden atabilmektir. Bu doğal olarak ses enerjisinin de dinleyicilere olumlu anlamda yansımasını sağlar.

Bu bağlamda vücudun rahatlığı da son derece önemlidir. Çünkü, vücuttaki enerji sıkıştırıldığında zaman konuşmacı istem dışı hareketler yapmaya başlar.(Sağa sola doğru sallanmak, öne geriye doğru aynı hareketleri tekrarlamak, ellerini koyacak yer bulamamak, sürekli herhangi bir şeyle oynamak gibi) Vücut dilinde dikkat edilmesi gereken unsurlar şunlardır;

 

• El-kol kullanımının rahat olması

• Duruşlara özen gösterilmesi

• Dinleyicilerle mutlaka göz kontağı kurulması.

 

Sunum Tarzı ( Konuşmacının iletişim şekli)

Genelde konuşma yapmak için bir grubun karşısına geçildiğinde konuşmacı heyecanlanır. Eğer o gruba ilk defa hitap edilecekse heyecan duygusu insanın tüm vücudunu kaplar. Adrenalin seviyesi yükselir, bacaklarda istem dışı titremeler olur,eller veya koltuk altları terler, ağız kuruluğu başlar, ses titremeleri oluşur.. Konuşma sırasında heyecanlanmak son derece doğaldır. Ancak heyecanı kontrol altına almak gerekir. Heyecan kontrolü konuşmacının tarzını da ortaya koyar. Heyecanı kontrol edebilmek için;

• Kafaca hazır olmak

• Derin nefes almak

• Hazırlık yapmak ve kendine güvenmek üstesinden gelebileceğine inanmak önemlidir.

Bunları kontrol ederken, dinleyici ile interaktif bir ilişki içine girebilmek ve esnek bir tavırla dinleyicileri yönlendirebilmek ise konuşmacının tarzının etkisini ortaya koyar.

 

Akış (Konuşmanın Planı, Ana Mesaj ve Bağlantılar)

Konuşmanın içeriği ne olursa olsun, bu içeriğin anlaşılır ve açık bir şekilde aktarılması gerekir.

Konuşma planı; Açılış – Ana Gövde – Kapanış şeklinde olmalıdır.

Açılış ve kapanışlar her zaman en çok akılda kalan bölümlerdir. Bu nedenle bu bölümlerin dikkat çekecek şekilde yapılması gerekir.Etkili ve cezp edici bir başlangıç dinleyicilerde burada oluşuma değecek hissi uyandırır.Kapanışın kusursuz olması ve noktanın tam yerinde konulması da dinleyicide burada olduğuma değdi hissi uyandırır.

Ana gövde de aktarılanlar sihirli cümlelerle dinleyicinin zihninde resmedici nitelikte olmalıdır.Mesajların yerine ulaşmasında konuya uygun alıntılar, anekdotlar,espriler ve hikayeler kullanılmalıdır.Çünkü bunlar hem konuşmayı renklendirir hem de dinleyicilerin dikkatlerini konuşmacıya yoğunlaştırmalarını sağlar.

 

Ana Mesajın yeri de çok önemlidir. Ana mesaj, bir konuşmadan çıkarılması gereken ana fikir değildir. Tam tersine, dinleyiciler konuşmanın içinde ana mesajı mutlaka duymalıdır.Yani açık, net, anlaşılır ve duyulabilir olmalıdır. Ana mesajın formülü şöyledir;

Konuşmacının AMACI + Dinleyiciye YARARI = ANA MESAJ

Yansıtmak ( İçeriğin Aktarılış Şekli)

Burada dikkat edilmesi gereken ise mesajın aktarılış şeklidir. Bir konuşmacı konuştuğu dili ve sesini olabildiğince güçlü ve etkili kullanmak durumundadır. Zira konunun uzmanı da olsa dinleyiciyi sıkmadan ve monoton olmadan konuşmak gerekmektedir. Bu bağlamda  bilinmesinde yarar olan unsurlar şöyle sıralanabilir.

  • Sesin kullanımı: Konuşmacı ses enerjisini tüm dinleyenlere duyurabilecek şekilde kullanmalıdır. Çok düşük bir ses tonuyla veya çok bağırarak konuşmak rahatsızlık verir ve etkileyiciliğin kaybolmasını sağlar.

 

  • Cümle yapıları: Çok uzun cümleler kurmak tehlikelidir. Kısa cümleler daha çok akılda kalır.Sözcüklerin çeşitlendirilmesi yani kelime hazinesinin geliştirilmesi için okumak gerekir. Cümle kullanımlarında “şimdiki zaman ve geniş zaman” ı kullanmakta yarar vardır.

 

  • Tonlama / vurgulama: Her seferinde aynı duygu ile söylenen cümleler bir süre sonra monotonlaşır..Seste iniş ve çıkışları kullanmak gerekir.Vurgulamalara da özen göstermek gerekir, zira yanlış vurgular yanlış ifadelere neden olur.

 

  • Konuşma hızı: Çok hızlı konuşan konuşmacı karşısındakileri cümle bombardımanına tutar. Dinleyicilere algılama imkanı  verilmezse mesaj aktarılamaz.Tabii tam tersi olduğunda da yani çok ağır konuşulduğunda dinleyici etki altına alınamaz.Bu nedenle ikisinin ortasını bulmak gerekir.
  • Telkin(Subliminal Mesajlar ) : Konuşmanızda hipnotik etkisi olan sözcük ve cümleler kullanmak,telkin yaparak konuşmanızın daha etkili ve anlaşılır olmasını sağlar.Ayrıca her konuşma sonrası dinleyicilerde iyi bir motivasyon ve odaklanma etkisi yaratmak istiyorsanız içerisinde telkin barındıran cümlelelr kurmanız gerekir.

 

  • Artikülasyon: Sözcüklerin anlaşılır bir şekilde ağızdan çıkarılması gerekir. Konuşmacı konuşurken ne dediği anlaşılmıyorsa izleyiciler söylenilenlere yoğunlaşamaz ve konuşmadan uzaklaşırlar. Bunun önüne geçmek için ağızdan çıkan sözcüklerin daha açık, net ve anlaşılır olması gerekir.
  • Ayrıntılara dikkat eden konuşmacının hem kendisine olan güveni artar hem de konuşmayı yapabilme becerisi gelişir. Tabii konuşma öncesi ve konuşma sırasında dikkat edilen ayrıntı yada ayrıntıların yanı sıra, toplantı genelinde özen göstermek gereken bazı unsurları ise şöyle sıralayabiliriz;

 

  • Zaman Kullanımı: Genelde konuşmalarda aşılmaması gereken süre kısıtlamaları vardır. İyi bir konuşmacının söyleyeceklerinin tamamını aktarabilmesi zamanı etkili kullanması gerekir..Hatta gelecek soruların  cevaplanması için yeterli zaman bırakması soru gelmeme ihtimaline karşın da o sürede anlatılacak bir şeylerin hazırda tutulması gerekir.

 

  • Görsel Yardımcıların Etkin Kullanımı: Hitabet esnasında görsellerin varlığı konuşmacıya güç vermekle beraber kaliteyi arttırır. Bu nedenle görsel yardımcıların olması ortamı güzelleştirir.

 

  • Ortamın Kontrol Edilmesi: konuşma esnasında ortam konuşmacıya aittir bu nedenle kontrol onun işidir. Ortamın konuşmaya hazır hale getirilmesi ve konuşma sırasında kontrolü son derece önemlidir ortama hâkim olamayan konuşmacı başarısızlıkla yüz yüzedir. Konuşma esnasında sadece bir noktaya kenetlenmek ortam hâkimiyetinin kaybedilmesine sebep olan etkenlerden bir tanesidir. Bu nedenle sürekli olarak gözler ortamda hareket halinde olmalıdır. Bedenin kontrol edilmesi de önemli katkı sağlar.

 

  • Soruların Başarıyla Karşılanması: Bütün konuşmacılar soruların cevaplanması kısmında büyük stres yaşarlar. Çünkü ne tür sorularla karşılaşacakları belli değildir ve çok aykırı ya da zor sorularla karşılaşabilirler. Bazı konuşmacılar cevabını bilmedikleri bir soruyla karşılaştıklarında saygınlıklarını kaybetmekten korktukları için biliyormuş gibi davranmaya çalışıp çok büyük bir hata işlerler. Oysa büyük bir cesaretle bu sorunuzun cevabını bilmiyorum ama sorunuzu, isim ve adresinizi bir kâğıda yazıp verirseniz en kısa sürede size dönerim demek en doğru olandır.

 

  • Ve İnanmak!!! Anlattıklarınıza siz inanıyorsanız karşınızdaki insanlarda inanır. Eğer inanmıyorsanız karşınızdaki insanlar da inanmaz. Göz kontakları, vücut kullanımı, sözcükler, onların tonlanışları, cümle yapıları sizi ele verir. Bu nedenle önce inanın sonra hazırlanın daha sonra da inandırın….

About Andre Dindisyan

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*

Scroll To Top